Steam’de 12 TB’lık Dev Sızıntı
Oyun dünyasında bazı veri sızıntıları yeni çıkacak bir oyunun ekran görüntülerini, birkaç konsept tasarımı veya yayınlanmamış bir fragmanı ortaya çıkarır. Steam’de Ağustos 2026’nın sonunda ortaya çıkan yeni olay ise bunların çok ötesinde. İnternette dolaşıma giren ve toplam boyutunun 12 TB’ın üzerinde olduğu belirtilen devasa arşiv, Steam’in yaklaşık 2003 ile 2013 yılları arasındaki eski içerik dağıtım altyapısından gelen binlerce oyun dosyasını kapsıyor. İçeride yalnızca Valve oyunlarının yayınlanmış sürümleri değil; erken geliştirme build’leri, prototipler, playtest sürümleri, kullanılmayan varlıklar ve hiçbir zaman oyunculara ulaşmamış projeler de bulunuyor.
İlk incelemelerde Portal 2, Left 4 Dead ve Counter-Strike: Global Offensive’in çok erken sürümleri ortaya çıkarılırken, Valve’ın iptal edilen projelerinden F-Stop ile uzun yıllardır oyun dünyasının en büyük gizemlerinden biri olan Half-Life 2: Episode Three geliştirme sürecine bağlanan bazı materyaller de arşivde tespit edildi. Bunun yanında olay yalnızca Valve ile sınırlı görünmüyor. Steam’in eski sunucularında depolanan üçüncü taraf oyun build’leri nedeniyle Call of Duty, Fallout, Civilization, Mirror’s Edge, Batman: Arkham Asylum ve Dragon Age gibi pek çok büyük serinin geçmiş sürümlerinin de arşivde bulunduğu bildiriliyor.
Bu nedenle ortaya çıkan dosyalara yalnızca bir “Valve sızıntısı” demek bile eksik kalabilir.
Karşımızda bir anlamda PC oyun tarihinin 10 yıllık zaman kapsülü bulunuyor.
Steam Teraleak Nedir ve Neden Bu Kadar Büyük Bir Olay?
Topluluk içerisinde olay şimdiden Steam2 Teraleak veya kısaca “Steam Teraleak” olarak adlandırılıyor. Teraleak isminin nedeni yalnızca 12 TB’ı aşan boyutu değil; arşivin kapsadığı oyun ve sürüm sayısının olağanüstü geniş olması.
Steam 2003 yılında kullanıma açıldığında bugünkü platformdan oldukça farklıydı. Valve’ın oyun güncellemelerini ve içeriklerini dağıtmak için kullandığı eski altyapı zaman içerisinde topluluk tarafından “Steam2” olarak anılmaya başladı. Steam daha sonra 2013 civarında bugün de kullanılan SteamPipe içerik dağıtım sistemine geçti. Yeni sistem HTTP tabanlı dosya yapıları kullanıyor, güncellemeleri daha verimli dağıtıyor ve geliştiricilerin içerik yönetimini kolaylaştırıyordu. Sızan arşivin 2013 civarında kesilmesinin en mantıklı açıklamalarından biri de tam olarak bu altyapı geçişi.
Gabe Follower ve sızıntıyı inceleyen bazı Valve araştırmacılarının iddiasına göre dosyalar Valve’ın güncel şirket ağına yapılan klasik bir siber saldırıyla elde edilmedi. Bunun yerine eski Steam2 altyapısına ait herkese açık bir endpoint üzerinden erişilmiş olabileceği öne sürülüyor. Ars Technica’nın aktardığı değerlendirmelerde Valve odaklı araştırmacılar, dosyalara erişmek için parola kırılması veya sisteme izinsiz giriş gibi klasik saldırı yöntemlerinin kullanılmadığını savunuyor. Ancak bu erişimin yakın zamanda mı gerçekleştirildiği yoksa dosyaların yıllar önce toplanıp bugün mü yayımlandığı henüz kesinleşmiş değil.
Bu ayrım önemli.
Çünkü “Steam hacklendi ve 12 TB dosya çalındı” demek şu an eldeki bilgilerle kesin olarak desteklenmiyor.
Daha doğru ifade şu:
Steam’in eski içerik altyapısından geldiği belirtilen 12 TB’ın üzerinde veri internette yayımlandı ve ilk bulgular kaynağın korumasız bir eski erişim noktası olabileceğine işaret ediyor.
Valve’ın resmi açıklaması gelmeden olayın teknik kaynağı konusunda daha kesin konuşmak doğru olmaz.
Portal 2’nin Bildiğimizden Çok Farklı Bir Geçmişi Ortaya Çıkıyor
Arşivde şu ana kadar en fazla ilgi çeken içeriklerden biri Portal 2’nin erken geliştirme sürümleri.
Bugün oynadığımız Portal 2 son derece bütünlüklü bir oyun olduğu için geliştirme sırasında ne kadar farklı yönlerin denendiğini unutmak kolay. Oysa Valve’ın yıllar içerisinde paylaştığı bilgilerden oyunun geliştirme sürecinde Portal serisinin temel portal mekaniğinin bile bir dönem tamamen bırakılmasının düşünüldüğünü biliyorduk.
Sızıntı bu dönemin daha fazla materyalini görünür hale getiriyor.
2009 tarihli erken Portal 2 build’lerinin ortaya çıkarıldığı, bazı eski menülerin, kullanılmayan diyalogların ve farklı oyun mekaniklerine ait varlıkların bulunduğu bildiriliyor. The Verge’in aktardığı ilk incelemelerde Portal 2’den çıkarılmış bazı içeriklerin GLaDOS ve Companion Cube gibi oyunun ikonik unsurları hakkındaki hikâyeyi bile farklı biçimde şekillendirebilecek nitelikte olduğu görülüyor.
Oyun tarihçileri ve Valve meraklıları açısından bunun önemi büyük.
Çünkü final sürümündeki bir oyuna bakarak yalnızca geliştiricilerin hangi kararları verdiğini görebiliriz.
Beta ve prototip build’leri ise bize hangi kararları vermekten vazgeçtiklerini gösterir.
Oyun geliştirme tarihinin asıl ilginç tarafı da çoğu zaman burada saklıdır.
F-Stop: Portal’ın Kaybolmuş Oyunu Yeniden Gündemde
Sızıntının en merak uyandırıcı parçalarından biri de F-Stop.
F-Stop, Valve tarihini yakından takip edenlerin uzun süredir bildiği ancak hiçbir zaman resmi olarak oynayamadığı projelerden biri. Portal 2’nin geliştirilme sürecindeki erken fikirlerden biri olarak biliniyor ve klasik portal mekaniğinden oldukça farklı bir oyun sistemi üzerine kuruluydu.
Projenin temelinde fotoğraf ve perspektifle bağlantılı deneysel bir mekanik bulunuyordu.
Sızan arşiv içerisinde F-Stop’a bağlı çok sayıda varlığın bulunduğu bildiriliyor. Ancak mevcut bulgular tam ve oynanabilir bir F-Stop oyununun eksiksiz şekilde ortaya çıktığı anlamına gelmiyor. The Verge, arşivde projeye ilişkin materyaller bulunduğunu doğrulayan ilk incelemeler arasında yer alıyor.
Bu tarz materyallerin önemi yalnızca “iptal edilmiş bir oyunu görmek” değil.
Bir stüdyonun fikirlerinin nasıl başka oyunlara dönüştüğünü anlamamıza yardımcı oluyor.
Bir mekanik bir projede başarısız olabilir.
Fakat yıllar sonra başka bir oyunda yeniden ortaya çıkabilir.
Bir karakter tasarımı kullanılmayabilir.
Ancak başka bir projeye ilham verebilir.
Oyun geliştirme tarihi aslında kullanılmayan fikirlerin de tarihidir.
Steam2 arşivinin değeri biraz da burada yatıyor.
Half-Life 2: Episode Three Dosyaları Bulundu mu?
Ve doğal olarak herkesin baktığı yer:
Half-Life.
Valve ile ilgili herhangi bir büyük veri arşivi ortaya çıktığında topluluğun ilk yaptığı şeylerden biri Half-Life 3 veya Half-Life 2: Episode Three izlerini aramak oluyor.
Bu sızıntıda da durum farklı değil.
İlk incelemelerde Weaponizer adı verilen ve Half-Life 2: Episode Three geliştirme materyalleriyle ilişkilendirilen bazı varlıkların bulunduğu bildirildi. The Verge de ortaya çıkan bazı materyallerin Valve’ın daha önce gösterdiği Episode Three geliştirme görüntüleriyle bağlantılı olduğunu aktarıyor.
Ancak burada önemli bir sınır çizmek gerekiyor.
Bu sızıntı:
“Half-Life 3 tamamen sızdırıldı.”
anlamına gelmiyor.
Hatta mevcut arşivin zaman aralığı yaklaşık 2003–2013 olduğu için bugün geliştirilmekte olabilecek herhangi bir modern Half-Life projesine dair bilgi içermesi beklenmemeli.
Ortaya çıkan materyallerin ilgisi daha çok yıllar önce iptal edilen Half-Life 2: Episode Three geliştirme dönemiyle bağlantılı.
Bu ayrım önemli çünkü sosyal medyada “Half-Life 3 bulundu” şeklinde çok daha sansasyonel yorumların çıkması neredeyse kaçınılmaz.
Şu an için doğru olan, arşivin Valve’ın iptal edilmiş Episode Three çalışmalarına ilişkin bazı yeni parçalar sağlayabileceği.
Ve Valve tarihini takip edenler için bu bile oldukça büyük bir olay.
Counter-Strike: Global Offensive’in Daha Counter-Strike: Source Gibi Göründüğü Günler
Sızıntı sayesinde yalnızca iptal edilmiş oyunları değil, bugün çok iyi bildiğimiz oyunların daha kimliklerini bulmadıkları dönemleri de görebiliyoruz.
Örneğin Counter-Strike: Global Offensive’in çok erken bir build’inde menünün hâlâ Counter-Strike: Source adını taşıdığı belirtiliyor. Bu da CS:GO’nun ilk aşamalarda mevcut Counter-Strike: Source altyapısından nasıl evrildiğini somut biçimde gösteren ilginç geliştirme izlerinden biri.
Benzer biçimde Left 4 Dead’in erken HUD tasarımları ve geliştirme sürümleri de ortaya çıkmaya başladı.
Bugün oyunların final sürümlerini gördüğümüzde tasarım kararları çoğu zaman kaçınılmazmış gibi görünür.
Karakterin sağlık göstergesi neden orada?
Menü neden böyle?
Silah neden bu şekilde çalışıyor?
Bölüm neden bu rotaya sahip?
Beta sürümlerine baktığımızda ise bunların hiçbirinin kaçınılmaz olmadığını görüyoruz.
Her şey defalarca değişmiş olabilir.
Ve tam da bu nedenle eski build’ler oyun tasarımı öğrenmek isteyenler için olağanüstü değerli materyallerdir.
Sızıntı Sadece Valve Oyunlarını İçermiyor
Olayı gerçekten büyüten noktalardan biri burada.
Steam2 yalnızca Valve’ın kendi oyunlarını dağıtmıyordu.
Steam’de bulunan üçüncü taraf yayıncıların içerikleri de aynı altyapı üzerinden sunuluyordu.
Bu nedenle arşivde Valve dışındaki şirketlere ait yüzlerce oyunun farklı depot’larının bulunduğu bildiriliyor.
İlk kataloglarda Call of Duty, Fallout ve Civilization gibi büyük seriler görülürken; başka incelemeler Mirror’s Edge, Batman: Arkham Asylum, Dragon Age: Origins ve Resident Evil gibi oyunların da çeşitli eski build veya depolarının arşiv içerisinde yer aldığını bildiriyor.
Ars Technica sızıntıyı “görünüşe göre 2003–2013 arasında Steam’de bulunan çok geniş bir oyun grubunun” farklı sürümlerini kapsayan eski içerik sunucusu dökümü olarak tanımlıyor. Arşivde yayınlanmış sürümlerin yanında prototip, pre-release ve playtest build’lerinin de bulunması olayın kapsamını çok daha ilginç hale getiriyor.
Bu nedenle önümüzdeki birkaç günde yalnızca Valve oyunlarıyla ilgili keşifler beklememek gerekiyor.
12 TB’ın tamamının incelenmesi zaman alacak.
Ve bazı dosyaların ne olduğunun anlaşılması bile günler veya haftalar sürebilir.
12 TB Gerçekten Ne Kadar Büyük?
12 TB rakamını görmek kolay ama ölçeği hissetmek zor.
Basit düşünelim.
Modern bir AAA oyunun 100 GB olduğunu varsaysak 12 TB yaklaşık 120 adet 100 GB’lık oyuna karşılık gelen ham depolama miktarı demek.
Fakat buradaki arşivde her şey modern 100 GB’lık oyunlardan oluşmuyor.
2000’lerin ve 2010’ların başındaki oyunlar çok daha küçük.
Üstelik aynı oyunun farklı tarihlerdeki build’leri, güncellemeleri, test sürümleri ve içerik paketleri bulunabiliyor.
Bu nedenle 12 TB, oyun sayısı açısından yüzlerce hatta binlerce farklı depot ve sürüm anlamına gelebiliyor.
Nitekim sızıntıyı kataloglayan topluluk çalışmalarında 10 binden fazla depot ID’den söz ediliyor.
Bu yüzden arşivin tamamının birkaç kişinin hafta sonunda açıp inceleyebileceği büyüklükte olmadığını unutmamak gerekiyor.
Şu an gördüğümüz keşifler muhtemelen buzdağının yalnızca görünen kısmı.
Bu Bir Siber Saldırı mı?
Haberin en kritik noktalarından biri de bu.
İlk başlıklarda “Valve hacklendi” veya “Steam hacklendi” demek cazip olabilir.
Ancak mevcut bilgiler bunu doğrulamıyor.
Valve araştırmacısı Gabe Follower, dosyaların Steam’in eski altyapısındaki kamuya açık bir endpoint üzerinden elde edildiğini söyledi. Benzer iddiaları başka topluluk araştırmacıları da dile getiriyor. Ars Technica da şu anda ana teorinin Steam2 altyapısındaki erişilebilir içerikler olduğunu aktarıyor.
Bu durumda olay klasik anlamda:
“Bir saldırgan Valve’ın iç ağına girdi ve dosyaları çaldı.”
senaryosundan farklı olabilir.
Daha çok:
“Normalde bu ölçekte erişilebilir olmaması gereken eski içerik, yeterince korunmayan bir sistem aracılığıyla elde edilebildi.”
gibi görünüyor.
Fakat yine altını çizelim:
Valve henüz resmi teknik açıklama yapmadığı için bunun kesin mekanizmasını bilmiyoruz.
Üstelik bir endpoint’in herkese açık olması, oradaki bütün içeriğin serbestçe dağıtılmasının yasal veya etik olduğu anlamına da gelmez.
Neden Sızıntı Tam Olarak 2013’te Bitiyor?
Bu sorunun cevabı Steam tarihinin önemli teknoloji dönüşümlerinden biriyle ilgili.
Valve eski Steam içerik sisteminden SteamPipe sistemine geçiş yaptı.
SteamPipe, oyun dosyalarının ve güncellemelerin dağıtım şeklini değiştirdi. Geliştiricilerin içerik göndermesini kolaylaştırdı ve patch sisteminde yalnızca değişen dosya bölümlerinin dağıtılabilmesi gibi avantajlar sağladı.
Arşivin 2013 civarında kesilmesi de Steam2’den SteamPipe’a geçişle oldukça iyi örtüşüyor.
Bu nedenle sızıntı bir bakıma teknik bir çağın arşivi.
Steam’in ilk on yılı.
Platformun bugünkü devasa PC oyun mağazasına dönüşmeden önceki dönemi.
Valve oyunlarının Source Engine çağının en hareketli yılları.
PC oyunlarının kutulu dağıtımdan dijital dağıtıma geçtiği yıllar.
Bu açıdan bakıldığında arşivin tarihsel değeri yalnızca oyunların içerisinde ne bulunduğuyla sınırlı değil.
Steam’in kendisinin nasıl geliştiğini anlamak açısından da önemli olabilir.
Bir Veri Sızıntısı Neden Oyun Tarihçileri İçin Bu Kadar Heyecan Verici?
Burada etik açıdan ilginç bir paradoks bulunuyor.
Bir tarafta şirketlerin kamuya açıklamadığı ve dağıtılmasını istemediği dosyalar var.
Diğer tarafta ise oyun tarihinin zaman içerisinde yok olabilecek parçaları bulunuyor.
Oyun koruma konusunda yıllardır büyük bir problem yaşanıyor.
Bir oyun mağazadan kaldırılabiliyor.
Sunucuları kapanabiliyor.
Beta sürümleri geliştiricilerin eski disklerinde kaybolabiliyor.
Kaynak kodları silinebiliyor.
Eski build’ler artık hiçbir modern sistemden indirilemiyor.
Oyun tarihçileri açısından pre-release sürümler bu nedenle büyük değer taşıyor.
Çünkü bir oyunun yalnızca final halini değil, nasıl ortaya çıktığını belgeliyorlar.
Ars Technica da bazı eski Steam sürümlerinin yıllardır kayıp içerik olarak değerlendirildiğini ve yalnızca eski bilgisayarlarda bulunan yerel kopyalar sayesinde korunabildiğini belirtiyor.
Steam2 arşivi bu nedenle geliştiricilerin onaylamadığı dev bir veri dağıtımı olmasının yanında oyun koruma tarihi açısından da olağanüstü miktarda materyal içeriyor.
İki gerçek aynı anda doğru olabilir.
Peki Dosyaları İndirmek Güvenli mi?
Burada kullanıcıların dikkatli olması gerekiyor.
Bir sızıntının oyun dosyaları içeriyor olması, internette bulunan her torrent veya indirme bağlantısının güvenli olduğu anlamına gelmez.
Böylesine büyük ve gündem olan olaylar kötü amaçlı yazılım dağıtan kişiler için son derece uygun ortam yaratır.
“Portal 2 Beta Download.”
“Half-Life Episode 3 Build.”
“F-Stop Full Game.”
gibi isimlerle paylaşılan herhangi bir dosyanın gerçekten arşivden geldiğini sıradan kullanıcının doğrulaması kolay değil.
Dosya değiştirilmiş olabilir.
İçerisine malware eklenmiş olabilir.
Sahte bir executable olabilir.
Ayrıca sızdırılan materyallerin telif ve dağıtım hakları da ortadan kalkmış değil.
Dolayısıyla meraklı kullanıcı açısından en güvenli yöntem doğrudan bilinmeyen build’leri indirmek yerine araştırmacıların paylaştığı analizleri, görüntüleri ve doğrulanmış bulguları takip etmek.
Özellikle çalıştırılabilir eski oyun build’lerinin rastgele kaynaklardan indirilmesi gereksiz güvenlik riski oluşturabilir.
Valve Açısından Bu Sızıntı Ne Anlama Geliyor?
Eğer erişim biçimine ilişkin mevcut iddialar doğruysa olay Valve açısından oldukça rahatsız edici bir arşiv yönetimi sorusunu gündeme getiriyor.
Dosyaların büyük bölümü 13 yıldan daha eski olabilir.
Ancak eski olması önemsiz olduğu anlamına gelmiyor.
Sızıntı yalnızca Valve materyali içermediği için üçüncü taraf yayıncıların da eski geliştirme dosyalarının etkilenmiş olabileceği görülüyor.
Dolayısıyla Valve’ın olası açıklamasında en önemli sorular şunlar olacak:
Dosyalara tam olarak nasıl erişildi?
Endpoint ne kadar süre erişilebilirdi?
Veri ne zaman toplandı?
SteamPipe veya güncel Steam altyapısı etkileniyor mu?
Kullanıcı hesapları veya kişisel bilgiler bu arşivin bir parçası mı?
Şu ana kadar haberlerde söz edilen materyaller ağırlıklı olarak oyun depoları ve geliştirme build’leri. Mevcut kaynaklar Steam kullanıcılarının parola, ödeme bilgileri veya kişisel hesap verilerinin sızdığına dair doğrulanmış bir bulgu sunmuyor. Bu ayrım özellikle önemli.
Dolayısıyla şu aşamada kullanıcıların “Steam hesabımın şifresi bu sızıntıda mı?” paniğine kapılmasını gerektirecek doğrulanmış bir veri yok.
Bu olay öncelikle eski oyun içerikleriyle ilgili görünüyor.
Half-Life Hayranları İçin Önümüzdeki Günler Uzun Geçecek
Valve topluluğunu biraz tanıyorsanız 12 TB veri içerisindeki her dosya adının inceleneceğini tahmin etmek zor değil.
Bir klasörde “ep3” yazması yeterli.
Bir model adı.
Bir texture.
Bir ses kaydı.
Eski bir developer note.
Hepsi tek tek kataloglanacak.
Portal topluluğu eski build’leri karşılaştıracak.
Left 4 Dead oyuncuları beta haritalarını inceleyecek.
Counter-Strike araştırmacıları CS:GO’nun ilk tasarımlarını çıkaracak.
Half-Life topluluğu ise doğal olarak Episode Three izlerini arayacak.
Ve 12 TB’ın büyüklüğü nedeniyle bu süreç birkaç günlük haber döngüsünden çok daha uzun sürebilir.
The Verge’in ilk incelemelerinde bile Portal 2, F-Stop ve Episode Three bağlantılı yeni materyaller ortaya çıkmış durumda.
Dolayısıyla bu hikâyenin bugün gördüğümüz hali son hali değil.
Muhtemelen başlangıcı.
Steam Sızıntısının Asıl Önemi: Oyunların “Olmadığı Halleri”ni Göreceğiz
Bir video oyununun final sürümünü oynadığımızda aslında geliştirme sürecinin yalnızca son karesini görüyoruz.
Belki oyun beş yıl geliştirilmiştir.
Yüzlerce fikir denenmiştir.
Onlarca bölüm kaldırılmıştır.
Karakterler değiştirilmiştir.
Mekanikler tamamen yeniden tasarlanmıştır.
Hikâye birkaç defa baştan yazılmıştır.
Ama oyuncuya yalnızca son versiyon ulaşır.
Bu yüzden oyun geliştirmenin büyük kısmı görünmezdir.
Steam2 Teraleak’i oyun tarihçiliği açısından sıra dışı yapan şey bu görünmeyen sürecin çok büyük bir bölümünü bir anda ortaya çıkarması.
Portal 2'nin 2009'daki hali.
CS:GO daha kimliğini bulmadan önceki hali.
Left 4 Dead'in beta tasarımları.
F-Stop gibi hiçbir zaman çıkmamış fikirler.
Episode Three geliştirme tarihinden kalmış parçalar.
Ve henüz ismini bile bilmediğimiz yüzlerce başka proje.
Bu dosyalar bir şirketin bitmiş ürün kataloğunu değil, karar alma sürecini gösteriyor.
Tasarımcı için bunun değeri çok büyük.
Çünkü iyi tasarım yalnızca neyi yaptığınızla değil, neyi silmeye karar verdiğinizle de ilgilidir.
12 TB’lık Bir Sızıntıdan Fazlası, PC Oyun Tarihinin Açılan Kasası
Steam’in 2003–2013 yılları arasındaki eski içerik sisteminden geldiği bildirilen 12 TB’tan büyük arşiv, boyutu açısından bile oyun dünyasında gördüğümüz en sıra dışı sızıntılardan biri.
Ancak hikâyeyi ilginç yapan terabayt sayısı değil.
İçerisindeki zaman.
Steam’in ilk on yılı.
Source Engine’in en önemli dönemi.
Portal’ın gelişimi.
Left 4 Dead.
Counter-Strike.
Half-Life 2 sonrası Valve.
Ve PC oyun endüstrisinin dijital dağıtıma geçiş yaptığı yıllar.
Şimdilik Portal 2’nin eski build’leri, F-Stop materyalleri, erken Left 4 Dead ve Counter-Strike sürümleri ve Half-Life 2: Episode Three ile ilişkilendirilen bazı varlıklar ortaya çıkarıldı. Arşivde üçüncü taraf yayıncıların oyunlarına ilişkin çok geniş miktarda materyal de bulunduğu bildiriliyor.
Ancak en önemli nokta şu:
12 TB henüz incelenmiş değil.
Topluluk arşivi yeni yeni kataloglamaya başladı.
Bu yüzden önümüzdeki gün ve haftalarda çok daha ilginç keşiflerin ortaya çıkması şaşırtıcı olmaz.
Belki unutulmuş bir prototip.
Belki hiçbir zaman görmediğimiz bir oyun mekaniği.
Belki iptal edilmiş bir projenin oynanabilir build’i.
Belki de yıllardır Valve tarihinin küçük dipnotları olarak bildiğimiz fikirlerin gerçek dosyaları.
Valve henüz resmi açıklama yapmadığı için sızıntının kökeni ve bütün içeriklerin gerçekliği konusunda temkinli olmak gerekiyor. Mevcut bilgiler bunun Valve’ın güncel sistemlerine gerçekleştirilen klasik bir hack saldırısından ziyade eski Steam2 altyapısındaki herkese açık bir erişim noktasından kaynaklanmış olabileceğini gösteriyor.
Fakat tarihsel açıdan sonuç şimdiden oldukça büyük.
Birileri Steam’in eski sunucularının kapağını açmış gibi.
Ve içerisinden yalnızca oyunlar değil, oyunların nasıl oyun haline geldiğini gösteren 10 yıllık bir geçmiş çıkıyor.
